Yine o gün geldi çattı: Sevgililer Günü.
Sosyal medya akışın, vıcık vıcık romantik gönderilerle ve çiftlerin "biz çok mutluyuz" fotoğraflarıyla dolup taşıyor. Şehrin her köşesini kırmızı güller ve kalpli balonlar istila etmiş durumda. Market raflarında çikolatalar baş köşeye kurulmuş sana bakıyor. İlişkisi olan arkadaşların ise harıl harıl o akşamki randevularına hazırlanmakla, restoran rezervasyonlarını teyit etmekle meşgul.
Sanki herkes bir koşturmaca içinde, herkesin bir planı var... Sen hariç. Çünkü sen bekarsın. Haliyle "Bugün özel bir şeyler yapmama gerek yok, değil mi?" diye düşünüyorsun.
Sevgililer Günü aslında bize aşkı kutlamayı hatırlatmak için var olsa da; çoğu zaman bekarlar için ciddi bir yalnızlık sancısını ve "ben neden yalnızım?" sorgulamasını da beraberinde getiriyor.
Belki sen de şu an tam olarak böyle hissediyorsun, belki de halinden gayet memnunsun. Ama hislerin ne olursa olsun; tam da şu anda duymaya ihtiyacın olduğunu düşündüğümüz 10 önemli hatırlatmayı senin için derledik.
1. Kendine Acımayı Bırak (Sen "Eksik" Değilsin!)

Öncelikle şunu aklına kazı: Senin değerin medeni halinle veya ilişki durumunla ölçülmez. Bekar olmakta utanılacak, üzülecek veya "yanlış" giden hiçbir şey yok. Şu an hayatında biri yok diye "arızalı", "kırık" veya "yarım" değilsin. Sen tek başına da tamsın.
Odanın bir köşesinde oturup somurtmak yerine, neden sahip olduğun o muhteşem özgürlüğü kutlamıyorsun?
Bekar olmanın en harika yanı ne biliyor musun? Sınırların olmaması! Çoğu evli veya ilişkisi olan insanın bulamadığı o lükse; yani arkadaşlarına, sanata, hobilerine, kariyerine veya ruhsal yolculuğuna ayıracak bolca zamana ve enerjiye sahipsin. Bu yüzden bekar hayatının tadını çıkar. Kendini şımart, hep denemek istediğin o deneyimlere atıl. Sahne senin!
2. Sevgililer Günü'nü "Aşk Düşmanlığı" Gününe Çevirme

Kabul edelim, 14 Şubat'ta zaman tünelimiz genelde ikiye ayrılır: Bir yanda vıcık vıcık aşk yaşayanlar, diğer yanda ise sürekli "Aşk ne kadar saçma", "Bunlar hep kapitalizmin oyunları, firmalar para kazansın diye uydurulmuş günler" diye söylenen öfkeli bekarlar.
Lütfen, sen o kişi olma.
Sürekli aşkı kötülemenin, romantizmi küçümseyen caps’ler (meme) paylaşmanın veya etrafa negatif enerji saçmanın kimseye bir faydası yok; en başta da sana! Eğer kendini bir anda bu negatif düşünce sarmalında bulursan, hemen frekansı değiştir ve silkelen.
Şunu sakın aklından çıkarma: Hasetlik ve negatiflik hiç ama hiç seksi durmuyor.
3. Aşkı Kutlamak İçin Bir Partner Şart Değil!

Aşk tek tip değildir; binbir türlü hali vardır. Sadece bir sevgilin yok diye aşkı kutlayamayacağını kim söyledi?
Eğer içinden geliyorsa, bu günü ailenle veya arkadaşlarınla doya doya kutla. Onlara duyduğun sevgiyi onurlandır. Mesela anne-babanı şık bir akşam yemeğine çıkar, en yakın arkadaşınla evde sabahlayacağınız bir pijama partisi yap veya o yeni açılan müzeyi keşfetmeye git.
Unutma, 14 Şubat sadece "romantik ilişki" yaşayanların günü değildir. Sırf hayatında romantik bir partner yok diye kendini eve kapatma ve sevgiyi kutlamaktan mahrum bırakma.
4. Kendi Kendinin "Sevgilisi" Olmaya Ne Dersin?

Kimseden hediye gelmedi mi? Hiç dert etme, o zaman sen kendini ödüllendir!
Beklediğin ilgiyi başkasından görmek zorunda değilsin. Git ve o çok beğendiğin çiçekleri kendine al. Canın çikolata mı çekti? En kalitelisini, en güzelini kendine ısmarla. Bu günü bir bakım gününe çevir.
Kendinle olan ilişkine hak ettiği değeri ver ve ona yatırım yap. Çünkü şu evrensel bir gerçek: Ancak kendini tam anlamıyla sevmeyi öğrendiğinde, gelecekte hayatına girecek insanlara verecek çok daha büyük, sağlıklı ve güçlü bir sevgin olacak.
5. Kendini Zorla Dışarı Atmak Zorunda Değilsin

Sırf "Bakın ben evde kös kös oturan bir yalnız değilim, ben de eğleniyorum!" imajı çizmek için kendini sokaklara atma baskısı hissetme.
Çoğu insan, başkaları onları "zavallı ve yalnız" sanmasın diye, aslında canları evde pijamalarıyla yatmak isterken kendilerini zorla gece hayatına atar ve sabahlar.
Lütfen bu tuzağa düşme. Gerçek şu ki: Eğer seni en çok mutlu edecek şey yatağına yayılıp güzel bir Netflix maratonu yapmaksa, durma yap! Kimseye hiçbir şeyi kanıtlamak zorunda değilsin. Bu günün tadını, başkalarının beklentilerine göre değil, tamamen kendi keyfine göre çıkar.
6. Son Dakika Sürprizlerine Kapını Açık Bırak

Eğer kimsen yoksa ama yine de kanın kaynıyor ve "Bu gece evde duramam!" diyorsan, şanslısın. Çünkü şehir yalnız kalplerle dolu!
Sevgililer Günü'nde sadece çiftler için değil, bekarlar için de (Singles Party) sayısız etkinlik düzenleniyor. Hızlı tanışma (speed dating) etkinlikleri, konserler veya kulüplerdeki özel partiler seni bekliyor. En güzel kıyafetlerini giy ve kalabalığa karış.
Kim bilir? Belki de aradığın o "Valentine", elinde içkisiyle tam da gittiğin o partide, kalabalığın arasında senin gibi birini bekliyordur. Asla bilemezsin!
7. İnan Bana, Sandığın Kadar Çok Şey Kaçırmıyorsun

Sevgililer Günü rutini bellidir: Hediyeleşmek, şık bir akşam yemeği ve ardından ateşli bir gece...
Dürüst olalım, bunların hepsini yılın herhangi bir günü de yapabilirsin. Tamam, belki "sevişme" kısmını her an yapamayabilirsin ama dert etme; seks oyuncakları ne güne duruyor? 😉 (Üstelik oyuncaklar asla başını ağrıtmaz ve her zaman hazırdır!)
Bugünün diğer günlerden tek farkı ne biliyor musun? Çiçeklerin ve çikolataların normalden iki kat daha pahalı olması!
Bu yüzden sosyal medyada gördüğün o abartılı şovlara ve büyük jestlere aldanıp modunu düşürme. Aşk sadece devasa hediye paketlerinden ibaret değildir. Unutma; eğer seni gerçekten seven biriyleysen, takvimin ne dediği önemsizdir; zaten her gün Sevgililer Günü tadında geçer.
8. Eski Sevgilin Hâlâ Berbat Biri (Lütfen Geçmişi Romantize Etme)

Bugün beynin sana oyunlar oynayabilir. Bazı insanlar 14 Şubat'ta eski defterleri karıştırıp geçmiş ilişkilerini "pembe gözlüklerle" hatırlamaya meyillidir.
Belki geçen seneki o harika sürprizi, aldığı pahalı hediyeyi ya da yediğiniz o romantik yemeği hatırlayıp iç çekiyorsun. Tamam, eski sevgilini özlemen sorun değil. Güzel anıları yad etmek de gayet insani ve normal.
Ama sorun ne biliyor musun? Bitmiş gitmiş biri yüzünden kendine eziyet etmen ve kendini perişan hissetmen. O pembe gözlükleri çıkar ve gerçekleri hatırla: Neden ayrılmıştınız? Sana çektirdiği acıları, o saçma kavgaları ve seni nasıl üzdüğünü hatırla.
Şu an ona aşık falan değilsin, sadece bugün biraz yalnız hissediyorsun, hepsi bu. O yüzden o telefonu elinden bırak ve zihnini hemen başka şeylere odakla tatlım. O tuzağa düşme.
9. Cüzdanın Sana Minnettar (Çünkü Deli Gibi Tasarruf Ediyorsun!)

Eğer cüzdanının dili olsaydı, şu an muhtemelen sana sarılıp teşekkür ederdi.
Kabul edelim, Sevgililer Günü demek, aslında devasa bir masraf kapısı demektir. Bir düşün: Yeni kıyafetler, kuaför masrafı, fahiş fiyatlı "özel gün" menüleri, çiçekler, çikolatalar, hediyeler, etkinlik biletleri... Liste uzar gider.
Şükürler olsun ki bekarsın ve bu harcama çılgınlığına girmek zorunda değilsin! O yüzden neşelen; bekarlığın şu an sana geleceğin (ya da kendine alacağın o şahane şeyler) için harika bir bütçe yaratıyor. Paranın cebinde kalmasının keyfini sür!
10. Altı Üstü Bir Gün: Üzerindeki O Gereksiz Baskıyı At!

Şunu bir netleştirelim: Günün sonunda Sevgililer Günü, takvimdeki sıradan bir günden ibaret. Özel bir şov yapmak, harikalar yaratmak zorunda değilsin.
Sırf ticari bir "özel gün" yüzünden stres yapmayı ve –en önemlisi– kendi değerini sorgulamayı derhal bırak.
Canın evde pineklemek, çayını demleyip Netflix’te Sex Education izlemek mi istiyor? Harika fikir! Patlamış mısırını da kap ve ekranın karşısına geç. Canın nasıl istiyorsa öyle takıl, keyfinin kahyası sensin tatlım!
Son Söz: Kalbini Umuda Aç
Hayat, aslında aşk ile yalnızlık arasında gidip gelen sonsuz bir döngüden ibaret. Sevebiliyoruz çünkü yalnızlığın ne demek olduğunu biliyoruz; yalnızlığın ağırlığını hissediyoruz çünkü kocaman bir sevebilme kapasitemiz var.
Bu yüzden, klavyenin başına geçip zehir zemberek tweetler atmak veya hayata küsmek yerine; üzerindeki o negatif enerjiyi silkele ve kalbini umutla doldur. İnsanın düştüğü yerden kendi başına kalkması ve "daha güzel günler gelecek" diyebilmesi, sandığından çok daha büyük bir güç ister.
Kim bilir? Belki de önümüzdeki yıl, içindeki o ışığı ve umudu gören biriyle yan yana olursun. O zaman gelene kadar kendine inanmaktan vazgeçme.
Yalnızlığınla, özgürlüğünle ve tüm renklerinle... Sevgililer Günün kutlu olsun!

