İlişkiler gelir ve gider. Bazen partnerler çok mükemmel görünür, ancak pratikte işler yolunda gitmez. Kendinizden ve sonsuza dek sürecek bir aşkı gerçekten bulup bulamayacağınızdan şüphe etmeye başlarsınız. Çoğu zaman, uyumsuzluğunuzun nedeni ne inançlarınız ne de önceliklerinizdir; asıl sebep bağlanma stillerinizin farklı olmasıdır. Bağlanma teorisi, ilişki psikolojisi alanında en çok araştırılan teorilerden biridir. Farklı bağlanma stilleri romantik ilişkileri etkileyebilir ve bugün bunları detaylıca inceleyeceğiz.
Bağlanma Teorisi Nedir?

İnsanların çocukluk ilişkilerine dayanarak nasıl ilişkiler geliştirdiğinin incelenmesi ve anlatılması bağlanma teorisi olarak adlandırılır. Ebeveynler veya çocuklukta önemli figürlerle kurulan bağlar, sevginin nasıl olması gerektiği beklentisini yaratır ve aradığımız sevgiyi etkiler. Bu terim, psikanalist John Bowlby tarafından geliştirilmiş ve daha sonra gelişim psikoloğu Mary Ainsworth tarafından genişletilmiştir. Bağlanma teorisi, bir kişinin erken ilişkilerinin, özellikle bakım verenleriyle olan ilişkilerinin, hayatının ilerleyen dönemlerinde romantik ilişkilerini büyük ölçüde şekillendirdiğini söyler.
Bağlanma teorisine göre, birey doğuştan birincil bakım verenine – genellikle annesine – bağlanma içgüdüsüyle doğar. O bakım verenin erişilebilirliği veya erişilemezliği ve bakım kalitesi, o bağın ya da bağ eksikliğinin nasıl göründüğünü etkiler ve bu da bireyin yetişkinlikteki romantik bağlarını şekillendirir.
Eğer çocukken size karşı duyarlı ve erişilebilir olan, sizi güvende hissettiren bir bakım vereniniz olduysa, muhtemelen güvenli bağlanma stiline sahipsinizdir. Bu, sağlıklı ilişkiler kurmak ve flört etmek için ideal ve önemlidir çünkü partnerinizin sizin için orada olduğuna ve sizi desteklediğine güvenirsiniz.
Ebeveynleriniz veya koruyucularınız bağlanma stilinizde rol oynayabilir, ancak tüm suçu onlara yükleyemezsiniz. Çünkü bebeklikten yetişkinliğe kadar çok zaman geçmiştir ve bu süreçte yaşanan deneyimler de yetişkin bağlanma stillerinde büyük rol oynar.
Bağlanma Stillerinin Detayları
Bağlanma stilinizin yakın ilişkilerinizi nasıl şekillendirdiğini anlamak, davranışlarınızı anlamanıza yardımcı olabilir. Bu kalıpları tanımlamak, ilişkide neye ihtiyacınız olduğunu netleştirmenize ve sorunları aşmanın en iyi yolunu bulmanıza yardımcı olur.
Bağlanma teorisi karmaşık görünebilir, ancak stilleri ayrıştırırsanız oldukça basittir. Özünde biri iki gruptan birine düşebilir:
- güvenli bağlanma
- güvensiz bağlanma
Ve güvensiz bağlanma dört alt tipe ayrılabilir:
- kaçınan
- kaygılı
- kaygılı-kaçınan
- düzensiz
Farklı Bağlanma Stilleri ve Nasıl Tanımlanır?
İnsanlar farklıdır ve bu nedenle ilişkilerde farklı tepkiler verir ve farklı davranışlar sergileriz. Bu, başkalarına bağlanma şeklimizin de değişken olduğu anlamına gelir. Daha önce tüm bağlanma stillerinden bahsettik, ancak şimdi onları daha da detaylandıracağız. Siz veya partnerinizin hangi bağlanma stiline ait olduğunu anlamaya çalışın.
Güvenli Bağlanma

Güvenli bağlanmış yetişkinler, ilişkilerinde genellikle daha tatmin olmuş hissederler. Partnerleriyle birlikte olmadıklarında bile kendilerini güvende ve bağlı hissederler, bu da her iki tarafın bağımsızlığını korumasına olanak tanır. Bu, tüm bağlanma stilleri arasında en sağlıklı olanlardan biri olarak kabul edilir.
Güvenli Bağlanmanın Belirtileri:
Çocuklar, yabancılardan çok ebeveynlerini tercih ederler. Rahatlık ve sevgi için ebeveynlerine koşarlar. Güvenli bağlanma stiline sahip çocuklar, ebeveynlerini dünyayı bağımsızca keşfetmek için güvenli bir üs olarak görürler.
Yetişkinler, güvenli bağlanma stiline sahip olanlar uzun süreli ilişkilere güvenme eğilimindedir. Duygularını arkadaşları ve aileleriyle doğru şekilde iletişim kurma becerisine sahiptirler. Güvenli bağlanmış bireyler yüksek özgüvene sahiptir, samimi ilişkilerden keyif alır ve sosyal destek aramayı bilirler.
Güvenli Bağlanmanın Olası Nedenleri
Bağlanma teorisine göre, ebeveynleriyle daha iyi ilişkiler kuran ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçiren ebeveynlerin çocukları güvenli bağlanmaya sahiptir. Bu ebeveynler, çocuklarının ihtiyaçlarına hızlı yanıt verir ve genellikle güvensiz bağlanmaya sahip çocukların ebeveynlerinden daha duyarlıdırlar.
Çalışmalar, güvenli bağlanmaya sahip çocukların çocukluğun ilerleyen dönemlerinde daha empatik olduklarını göstermiştir. Bu çocuklar ayrıca, kararsız veya kaçınan bağlanma stiline sahip çocuklara göre daha az yıkıcı, daha az saldırgan ve daha olgun olarak tanımlanır.
Güvensiz Bağlanma
Güvenli bağlanma kolayca tanımlanabilirken, güvensiz bağlanmayı tespit etmek biraz daha zor olabilir. İlişkilerinizi ve bu ilişkilerde nasıl davrandığınızı açıklamaya yardımcı olabilecek birkaç farklı güvensiz bağlanma alt tipi vardır.
1 Kaçınan Bağlanma

Kaçınan bağlanma stiline sahip kişiler, duyguları ve bağları nispeten önemsiz görebildikleri için ilişkilerden tamamen kaçınabilirler. İlişkisi olanlar ise genellikle yarı ciddi ilişkiler zincirinde olabilirler. Tanıdığınız biri hiç duygusu yokmuş gibi görünüyorsa, kaçınan bağlanma stiline sahip olabilir.
Kaçınan Bağlanmanın Belirtileri
Çocuklar, ihtiyaçlarına veya sıkıntılarına duyarlı yanıtlar almadıkları için fiziksel ve duygusal olarak bağımsızlaşırlar. Fiziksel yakınlık ve sevgiye karşı rahatsızlık hissederler ve bu durum yetişkinliklerinde de devam edebilir.
Yetişkinler, yakınlık ve samimiyetten kaçınmaya çalışırlar. Duyguları göstermemek için soğuk ve mesafeli görünebilirler. ‘Mutlu son’ kavramına inanmazlar ve aşık olma olasılıkları daha düşüktür. Samimiyetten korkar ve ilişkilere daha az dahil olurlar.
Kaçınan Bağlanmanın Olası Nedenleri
Kaçınan bağlanma, bakım verenlerin duygusal olarak erişilemez veya bebeğin ihtiyaçlarına duyarsız olması nedeniyle oluşabilir. Kaçınan bağlanma stiline sahip çocuklar, ağladıkları veya duygularını dışa vurdukları için defalarca engellenmiş veya azarlanmış olabilirler.
Nasıl Üstesinden Gelinir?
Kaçınan bağlanmanın temelinde, güçlü duyguları nedeniyle kontrolü kaybetme korkusu yatar. Bu kişiler, duygularını güvenli şekilde yönetme ve konuşma becerisine sahip olmayabilirler. İlişkinin işlemesi için her iki tarafın da açık ve dürüst iletişim üzerinde çalışması gerekir. Sorunları ve endişeleri dile getirmek için güvenli bir alan yaratılmalı ve bu endişelerin geçerli olduğu hissettirilmelidir. Kaçınan birey, bir sorunu hemen dile getirmenin (bekleyip yok olmasını ummak yerine) daha kolay olduğunu öğrenecek ve daha proaktif olmaya başlayacaktır.
2 Kaygılı-Meşgul Bağlanma

Kaygılı-meşgul bağlanma stiline sahip kişiler, gerçek sevgi veya güven hissetmek yerine çaresizce hayali bir bağ kurmaya çalışırlar. Partnerlerinden kurtarılma veya tamamlanma beklerken, onları aynı zamanda mesafede tutarlar. Umutsuz ve güvensiz görünebilirler, ancak bu genellikle bir koruma mekanizmasıdır. Partnerlerinin bağımsız hareketleri korkularını doğrulayan işaretler olarak algılanabilir.
Kaygılı-Meşgul Bağlanmanın Belirtileri
Çocuklar, bu bağlanma stiline sahip olduklarında, diğer kaygılı bağlanmış kişilerle aşırı bağımlı ilişkiler kurarlar. Ayrıca ebeveynleriyle benzer dinamikler yaşadıkları için kaçınan bağlanma stiline sahip kişilerle de ilişki kurabilirler.
Yetişkinler, sürekli reddedilme ve ihmal edilme korkusu yaşarlar. Bu korkuları hafifletmek için partnerlerine karşı takıntılı hale gelirler. Sürekli mesaj atar, partnerlerinin sosyal medyasını kontrol eder veya aşırı iletişim kurarlar. Genellikle diğer kaygılı bağlanmış kişilerle aşırı bağımlı ilişkiler yaşarlar.
Kaygılı-Meşgul Bağlanmanın Olası Nedenleri
Bağlanma teorisine göre, erken yaşta ebeveyn veya bakım verenle ayrılık, sorunlu bir çocukluk, fiziksel veya cinsel istismar gibi deneyimler bu bağlanma stilinin gelişme olasılığını artırabilir.
Kaygılı-meşgul bağlanma, bağımsızlık eksikliği, birçok güvensizlik ve partnerine yakın olma derin arzusu içerir. Reddedilme ve terk edilme korkusu yaygındır. Bu korkular derin köklü güvensizliklerden veya çocukluk ve geçmiş ilişkilerden kaynaklanabilir. Güvensiz bağlanma genellikle travmayla ilişkilendirilse de, bazen sadece bir bağlanma tercihi de olabilir.
Nasıl Üstesinden Gelinir?
Kaygılı-meşgul bağlanmanız varsa, iletişim becerileri öğrenmek gibi bazı şeyler yapabilirsiniz. Duygularınızı ifade etmeyi ve ihtiyaçlarınızı dile getirmeyi öğrenerek ilişkilerinizde daha net olabilirsiniz. Partnerinizin duygularını daha iyi yorumlamak için sözsüz ipuçlarına karşı daha dikkatli ve duyarlı olmak faydalı olacaktır.
3 Kaygılı-Kaçınan Bağlanma

Kaygılı-kaçınan bağlanma stili, hem sevgiye duyulan kaygı hem de her ne pahasına olursa olsun ondan kaçınma eğilimini içerir. Oldukça nadir görülen bir bağlanma stilidir ve bu nedenle araştırılması zordur. Bazı araştırmalar, korkulu-kaçınan kişilerin “en fazla psikolojik ve ilişki riskine sahip” olduğunu bulmuştur.
Kaygılı-Kaçınan Bağlanmanın Belirtileri
Çocuklar, kaygılı-kaçınan bağlanma stiline sahip olduklarında, stres karşısında tutarsız davranışlar sergilerler; amaçsızlık, bakım vereninden korkma veya ona karşı agresiflik gibi. Korkan bir çocuk, rahatlama ihtiyacı duyar ancak bunu sağlayan kişiye güvenememeyi öğrenmiştir.
Yetişkinler, ilişkilerinde yakınlık isterken aynı zamanda ondan korkar ve kaçmaya çalışırlar. Kaygılı-kaçınan bağlanmaya sahip bireylerde şiddet davranışları ve çok sayıda cinsel partner olma olasılığı daha yüksektir.
Kaygılı-Kaçınan Bağlanmanın Olası Nedenleri
Erken çalışmalar, bu davranışın bakım verenle yaşanan travmatik deneyimlerden kaynaklandığını öne sürmüştür. Çocuk, güvence kaynağı olamayan bağlanma figürü nedeniyle sürekli devre dışı kalma (deaktivasyon) ve aşırı uyarılma (hiperaktivasyon) arasında kalır. Geçmişte yaşanan etkileyici bir olay da kişinin mesafeli ve kaygılı-kaçınan davranışlar sergilemesine neden olabilir.
Nasıl Üstesinden Gelinir?
“Çözülmemiş travma” üzerinde çalışmak, cinsel zorlukların çözümüne giden bir yol olabilir. Bu, travmanızın otomatik olarak cinsellikle ilgili olduğu anlamına gelmez. Daha genel olarak çevrenizdeki partnerlerle olan ilişkilerle ilgili olabilir. Yukarıdakilerden herhangi biri size uyuyorsa ve endişeleniyorsanız, derin bir nefes alın. İyi haber şu ki, bağlanma stilleri bilinçli niyet ve pratikle değiştirilebilir.
Sex hayatınız ve ilişkilerinizle ilgili kararlarınızı neden aldığınızı anlamak çok önemlidir. Farkındalık pratiği yapmak, öz farkındalığınızı artırmaya yardımcı olabilir.
Ayrıca okuyun: İlişkiniz Üçlüye Hazır mı? Dikkat Edilmesi Gereken 10 İşaret
4 Düzensiz Bağlanma

Düzensiz bağlanma stiline sahip kişiler, ilişkilere karşı tutarlı bir yaklaşım geliştiremezler. Bir yandan ait olmak isterler. Bu kişiler sevmek ve sevilmek isterler. Öte yandan ise kimseyi içeri almaktan korkarlar.
En yakınlarındaki insanların onları inciteceği konusunda güçlü bir korkuları vardır. Düzensiz bağlanma stiline sahip kişiler bağlanma arzusu duyar, ancak kaybetme korkusuyla karşılık verir, drama yaratır ve ilişkiyi elde ettiklerinde anlamsız tartışmalara girerler.
Düzensiz Bağlanmanın Belirtileri
Çocuklar, bu bağlanma stiline sahip olduklarında, ebeveynleri ya da çocuk yetiştirmede rolü olan biri tutarsız duygusal destek verir veya istismar eder. Bu yüzden çocuk bağlanma figüründen hem onay bekler hem de ondan korkar. Çocuk, sevgi ihtiyacını sürekli gösterirken bağlanma figürü yanındayken korku yaşar.
Yetişkinler, düzensiz bağlanma stiline sahip olduklarında ilişkilerinde çok fazla kaygı yaşar, aşırı yakınlık ihtiyacı duyar ve partnerleri tarafından reddedilmekten korkarlar. Sürekli çelişkili ruh halleri ve davranışlar sergilerler.
Düzensiz Bağlanmanın Olası Nedenleri
Daha önce çocuklardaki belirtilerde bahsedildiği gibi, geçmişte yaşanan travmalar bu bağlanma stiline yol açabilir. Düzensiz bağlanma stiline sahip kişiler bağlantı kurmak ister, ancak geri çekilir, reddedilme işaretleri görürler ve kendini gerçekleştiren bir kehanet geliştirirler: Reddedilme ve acıdan korunmak için kendilerini koruyucu davranışlar sergilerler.
Nasıl Üstesinden Gelinir?
Öz şefkat konusunda gerçekçi olun. Bu sadece size iyi hissettiren bir slogan değil. Düzensiz bağlanma stiline sahip kişiler ilişki güvensizliği yaşar ve hayatınızdaki insanların sizi reddedeceği ya da terk edeceği inancı yerleşmiştir; tıpkı en erken bakım verenleriniz veya sevdiklerinizin yaptığı gibi. Geçmişiniz nedeniyle kendinizi değersiz görmenize yol açan bu toksik düşünceyi aktif olarak kırmanız gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular

Bağlanma stilleri kişiden kişiye değişebilir ve bu tür davranışlarla başa çıkmak zor olabilir. İşte bu konuda sıkça sorulan bazı sorular ve cevapları:
1 Bağlanma stilimi daha güvenli bir hale getirebilir miyim?
Cevap evet, ancak bu çok emek ister. Terapi genellikle çok faydalı olabilir. Bağlanma stilinizin ve partner seçimlerinizin farkında olmak çok önemlidir. Kaliteli bir terapist, geçmiş yaralarınıza tepki verip vermediğinizi ayırt etmeniz için gerekli farkındalığı geliştirmenize rehberlik eder. Çocuklukta yaşanan sağlıksız ilişki kalıplarını yetişkinlikte yeniden yaratma eğilimindeyiz. İnsanlar ne kadar sevmeseler de, tanıdık olan rahatlatıcıdır.
İlişki kimyasının hislerini erken yaşam deneyimlerinizin tanıdıklığıyla karıştırabilirsiniz. Güvenli bağlanma stiline sahip bir partner seçerek ve bu ilişkide kendinizi geliştirerek güvensizliklerinize meydan okuyabilirsiniz. Sevgiyle ilgili korkularınızla yüzleşerek tatmin edici, sevgi dolu bir ilişki sürdürebilmek için yeni bağlanma stilleri oluşturabilirsiniz.
2 En yaygın bağlanma stili hangisidir?
Güvenli bağlanma, toplumlarda en yaygın görülen bağlanma ilişki türüdür. Güvenli bağlanmış çocuklar, ihtiyaç duyduklarında dönebilecekleri güvenli bir üs (bakım verenleri) olduğunu bildiklerinde en iyi şekilde keşif yapabilirler.
3 Bağlanma stilimi partnerimle nasıl yönetebilirim?
Sonunda biriyle yakın duygusal bağ kurmayı hedefliyorsanız, o kişiye tam olarak ne istediğinizi ve neden zorlandığınızı anlatmanız gerekir. Böylece ikiniz de engelleri aşmak ve birbirinize yaklaşmak için çözümler üzerinde çalışabilirsiniz.
4 Bağlanma kişiliği nasıl etkiler?
Bağlanma teorisi, kişilik organizasyonundaki eksikliklerin ve güvensiz bağlanmanın, genellikle hoş olmayan (öfke ve korku gibi) birincil duygusal özellikleri beslediğini öne sürer. Buna karşılık, güvenli bağlanma ağırlıklı olarak hoş birincil duygu eğilimlerini (araştırma, oyun ve bakım) destekler.
5 Hangi bağlanma stiline sahip olduğumu nasıl anlarım?
Korkulu-kaçınan bağlanma stiline sahip olup olmadığınızı bir uzmana danışmadan anlamak zor olabilir. Ayrıca çevrimiçi bir test yaparak bağlanma stilinizi belirleyebilirsiniz, ancak bu test korkulu-kaçınan ile diğer güvensiz bağlanma stillerini net şekilde ayırt etmeyebilir çünkü korkulu-kaçınan oldukça nadir ve aslında diğer iki stilin birleşimidir.
Özet
Bağlanma stilleri kişiden kişiye değişir ve bizler, güvendiğimiz kişilerle iletişimde açık ve farkında olarak ilişkilerimizde daha güvenli hale gelmek için zihnimizi her zaman ayarlayabiliriz. Ve umarız bu makale sosyal ilişkilerinizde yol almanıza yardımcı olmuştur.
Ayrıca okuyun: Flört Etme Sanatı: Ustalaşmak İçin Takip Edilmesi Gereken 20 İpucu
0 yorum