“Çatışma” ve “ilişkiler” kelimelerini duyduğunuzda otomatik olarak korku ve gerginlik hissedersiniz. İlişkilerde herhangi bir çatışmayla uğraşırken, birbirimizi yanlış anlama ve anlaşmazlık nedeniyle stres yaşarız. Bu yüzden bir çözüm bulmak için müzakere etmemiz gerekir ve bu zaman alır.
Ancak bazı ilişkiler (özellikle çiftler) bunu görmezden gelip yoluna devam etmeyi tercih eder. Bu da daha fazla ilişki güvensizliğine yol açar ve sonunda patlamaya neden olur.
Bugünün rehberinde, ilişkilerdeki çatışmanın tüm yönlerini öğreneceğiz çünkü bunlar aynı madalyonun iki yüzüdür. Ayrıca, çatışmaları çözmek için en iyi ipuçlarımızı da paylaşacağız.
İlişkilerde Çatışmayı Tanımlamak

İlişkilerde çatışma, insanlar arasında belirli konulara odaklanan ve ilişkinizin akışını bozacak kadar etkili olan bir anlaşmazlıktır. Ancak bunun sizi en çok etkilemesine izin vermemelisiniz çünkü çatışmaların olması normaldir! İnsan olduğumuz için her türlü ilişkide zaman zaman birbirimizi anlamamak gayet doğaldır; hayat her zaman güllük gülistanlık değildir.
İlişkilerde çatışma ne iyi ne de kötüdür; önemli olan onlara nasıl tepki verdiğinizdir. İyi bir amaç için olabilir; çünkü partnerinizin hayata bakış açılarını daha iyi anlarsınız ve onlardan gelişebilirsiniz. Ancak çevrenizdekiler için gerginlik ve rahatsızlık yaratacak kadar yıkıcı da olabilir. Bu nedenle çatışma, bir ilişkiyi ya güçlendirir ya da yıkar; sağlıklı olup olmadığını ve sürdürmeye değer olup olmadığını gösterir.
İlişkilerde çatışma aynı zamanda kişilerarası çatışmadır; uzun süreli bir ilişkiyi sürdürmek isteyen kişiler arasında ortaya çıkar. Bunlar aile, arkadaşlar ve romantik ilişkileri içerir; ancak biz daha çok romantik ilişkilere odaklanacağız.
Çatışmanın nasıl işlediğini daha iyi anlamak için, “İletişim Yoluyla Çatışma Yönetimi” adlı kitabın yazarları ve iki profesör olan Dudley D. Cahn ve Ruth Anna Abigail çatışmayı 4 ana parçaya ayırmışlardır. Şöyle derler:
- Çatışmadaki taraflar birbirine bağımlıdır.
- Uyumsuz hedefler veya sonuçlar peşinde oldukları algısına sahiptirler (iki farklı şeyi istemek) ya da aynı hedefe ulaşmak için uyumsuz yolları tercih ederler (aynı hedef, farklı yaklaşım).
- Algılanan uyumsuzluk, ele alınmazsa ilişkinin olumsuz etkilenme potansiyeline sahiptir ve duygusal kalıntılar bırakır (sürekli söz kesme, baskın çıkma, küçümseme ve hatta iletişimsizlik gibi).
- Farklılıkları çözme ihtiyacı konusunda aciliyet hissi vardır (aksi takdirde zamanla kötüleşir çünkü biriken enerji haline gelir).
İlişkilerde Çatışmanın Nedenleri
İlişkilerde çatışmanın kökeni dış çevremizdedir ve bu aynı zamanda içsel yapımızı da etkiler. Buradan büyük miktarda stres doğar. Aşağıda, bir kişinin başkasıyla olan ilişkisinde çatışmaya yol açan yaygın kök nedenlerden bazılarını inceleyebilirsiniz.
1 Taraflardan biri sürekli eleştiri yapar.

Partneriniz zamanla yaptığınız her şeyi didik didik eder, işinize burnunu sokar ve kusurlarınızı ortaya çıkarır. Herhangi bir aksilik olduğunda sizi suçlayabilir ve durumu kendi yöntemleriyle düzeltmeye çalışabilir çünkü kendini daha iyi gördüğünü düşünür.
2 Taraflardan biri bencil davranır.

Çevremizi ve insanları unutarak isteklerimize fazla kapılabiliriz. Onlar, ihtiyaçlarına veya zamanlarına önem vermediğimizi ima eder ve bu onları derinden etkiler. Bu özelliğin bir diğer göstergesi ise karar verirken onları ve fikirlerini dahil etmeyi unutmaktır. Temelde, onlar gözünde düşüncesiz ve saygısız oluruz.
3 Bir taraf diğerinden ulaşılması zor beklentilere sahiptir.

Masallara, rüya gibi “Mutlu Sonsuza Kadar”ya ve mükemmel Prens ya da Prensesin hayatınıza zahmetsizce gireceğine inanmayın. Bunlar hayal ürünüdür ve istediğiniz her şeyin sıkı çalışma gerektirdiği gerçeğiyle yüzleşmelisiniz. Yani rüya gibi bir ilişkiye ulaşmak için engellerle karşılaşacaksınız.
Ayrıca, ideal Prens/Prensesinizi düşündükçe standartlarınız gerçek dışı hale gelir çünkü mükemmelliği hedeflemeye başlarsınız. Bu yüzden biriyle tanışırsanız ve tüm standartlarınıza ulaşmazsa hayal kırıklığı yaşar ve bunu uzun süre düşünürsünüz. Unutmayın ki mutluluğu sağlamak sizin işinizdir, sadece partnerinize bağlı kalmamalısınız.
4 Bir veya her ikinizin iletişim becerileri zayıftır.

Düşüncelerinizi ve planlarınızı düzgün ifade etmediğinizde ya da önemli şeyleri nadiren paylaştığınızda yanlış anlamalar ortaya çıkar. Bu, iki tarafın üstünlük kurmaya çalıştığı hararetli tartışmalara dönüşebilir. Çözüm ya da orta yol bulmak yerine, sadece öfkeye odaklanılır ve patlamalar yaşanır.
5 Bir taraf diğerine karşı kin tutar.

Diyelim ki bir sosyal etkinliktesiniz ve partneriniz kıyafetinizle ilgili şaka yapıyor. Ancak bu sizi olumsuz etkiledi ve hiç dile getirmeden içinize attınız. Bu duygu zamanla birikir ve partneriniz konuşmaya çalıştığında sinirli ve kaba olursunuz. Kin tutmanın diğer bir göstergesi ise sebep olsa da olmasa da düşüncesiz davranmaktır. Kahve siparişinizi sormayı unutması ya da yeni mobilya alması gibi durumlarda dahil edilmediğiniz için rahatsız olursunuz.
İlişkilerde Çatışmaya Popüler Örnekler

Artık çatışmanın nedenlerini bildiğinize göre, çiftlerin ne tür konularda ve hatta şiddetli şekilde anlaşamadığını merak ediyor olabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken bazı önemli örnekler:
- Güvensizlik: Herkesin kusurları vardır ama bunlar sürekli aklınızda dolaşınca ilişkinize zarar verir. Bu kıskançlık ve tartışmalara yol açabilir, özellikle beklenmedik üçüncü bir taraf varsa.
- Boş zaman: İkinizin de istediği kadar zaman geçirmiyorsunuz.
- Cinsellik ve yakınlık: Siz ve partneriniz farklı cinsel tercihlere ve davranışlara sahipseniz ortaya çıkar. Cinsel uyumluluk da burada önemlidir.
- Mali konular: Bütçe, tasarruf, harcama alışkanlıkları gibi para sorunları yaygındır.
- Uzun vadeli hedefler: Evlilik, çocuk, birlikte başka bir ülkeye taşınmak gibi konuları içerir.
- Evle ilgili meseleler (birlikte yaşayanlar için)
- Güç ve kontrol ihtiyacı (özellikle buna dikkat edin, ilerleyen bölümlerde daha fazla bahsedeceğiz)
- Kişilik çatışmaları
İlişkilerde Çatışmanın Etkileri

Çatışmaların kötü tarafı sizi vurduğunda, etkisi sisteminize işleyebilir ve günlük yaşamınızı etkileyebilir. Bu yüzden iyi halinizi bozmadan önce çatışmaları ele almak önemlidir. İşte ilişkilerde çatışmayla uğraşırken dikkat etmeniz gereken yaygın kötü etkiler:
- Ruh sağlığı hastalıkları teşhisi (anksiyete, depresyon vb.)
- Duygusal ve fiziksel sorunlara karşı hissizleşme
- İlişkide daha az neşe veya olumlu duygu
- Zararlı davranışlar sergileme (aşırı alkol tüketimi, uyuşturucu kullanımı ve en kötü durumda şiddet)
- İlişkiyi düzeltmek için motivasyonun tamamen yok olması
- Kendinize karşı artan güvensizlikler
Çatışmayı Çözmek İçin İpuçları
Her anlaşmazlıkta suları yatıştırmak ve yavaş yavaş işleri düzeltmek için bir çözüm her zaman vardır. Ayrıca bu, partnerinize nasıl yaklaşacağınızı ve birlikte işleri nasıl yoluna koyacağınızı gösterir. Bu aynı zamanda ilişkinizin uzun vadeye değer olup olmadığını da anlamanıza yardımcı olur.
Aşağıdaki önerilerimizi okuyarak sizin ve partnerinizin mevcut dinamiğine ve durumuna en uygun çözümü bulun.
1 Sakinliğinizi koruyun.

Anlaşmazlığınızdan sonra, konu ne kadar derin olursa olsun siz ve partneriniz gergin olursunuz. Bu yüzden sadece iyi ruh halindeyken, zihniniz sakin ve huzurluyken konuşmanız şiddetle tavsiye edilir. Ancak işler tekrar kızışırsa, sakinleşmek için ara verin ve tekrar konuşmadan önce sessiz kalın.
Çünkü düşünün – Konuşmanız saldırmak için değil, işleri düzeltmek içindir. Bu yüzden partnerinize isim takmayın, bağırmayın, tehdit etmeyin ya da alaycı bir tonla konuşmayın; sadece durumu daha kötü hale getirirsiniz.
İlgili okuma: Pasif-Agresif Kişiyi Yönetmek: Belirtiler ve Nedenler
2 Şeffaf ve saygılı iletişim için alan açın.

Doğru iletişim birçok sorunu havada çözebilir. Bu, sizi ve partnerinizi birbirinizin yerine koyar, birbirinizi daha iyi anlamanızı sağlar ve gelecekte hangi sorunlardan kaçınmanız gerektiğini gösterir. Bunun için, diğer stresli aktivitelerin olmadığı boş zamanlarınızda konuşmak için zaman ayırmalısınız. Bir araya geldiğinizde hem dinleyici hem de konuşmacı olmalısınız. Sorunun kökünü açıkça ifade edin.
Dahası, varsayımlarda bulunmayın, partnerinizin söylediği sözleri ya da yaptığı hareketleri aşırı düşünmek cazip gelse bile. Cevapları doğrudan onlardan alın. Konuşurken “Sen” yerine “Ben” ifadeleri kullanın.
Örnek ifadeler:
Şunun yerine: “Sen hep meşgulsün, hatta bize akşam yemeği almayı unuttun!”
Bunu söyleyin: “Ofiste sürekli fazla mesai yapman beni rahatsız ediyor. Seninle vakit geçirmeyi özledim. Ayrıca bana akşam yemeği alacağına dair verdiğin sözü tutmadığın için üzgünüm. Bu beni öncelik olarak görmediğin hissi veriyor.”
Buradan “bunu düzeltmemiz gerekiyor” çözümüne odaklanın.
Bu yöntemler arasında daha dürüst ve samimi olmanızı sağlar, böylece aranızdaki güven güçlenir. Ayrıca, sınırlar koymayı ve anlaşmazlık yaşadığınızda yaratıcı çözümler önermeyi unutmayın.
İlgili okuma: Sınır Koyma: Sosyal İlişkilerde Huzur Rehberi
3 Savaşlarınızı akıllıca seçin.

“Küçük şeylere takılma” sözünü duymuş muydunuz? İlişkilerde çatışmayla uğraşırken çok işe yarar çünkü hangi konuları elemeniz gerektiğini bilirsiniz. Bu yüzden tartıştığınız şeyin gerçekten önemli olup olmadığını kendinize sorun.
Örneğin, akşam yemeği için pizza yerine hamburger ve patates kızartması almak gerçekten büyük bir mesele mi? Açtınız ve bu tek mevcut yemekti. Zaten yemek yiyebilmek başlı başına iyi bir şey değil mi? Bu yüzden küçük sorunlara takılmamak için stratejik ve akıllı olmalısınız. Önemsiz bir şey için tartışırsanız enerjinizi ve zamanınızı boşa harcarsınız.
4 Her durumda orta yolu bulun.

İlişkiler uzlaşma gerektirir. Zor bir durumla karşılaştığınızda, siz ve partneriniz her iki tarafın ihtiyaçlarının dengelendiği bir orta noktaya ulaşmayı hedeflemelisiniz. Bu, bazı konularda pazarlık yaparken en çok fedakarlığı yapan taraf gibi hissetmemeniz gereken bir denge noktasıdır. Gururunuzu bir kenara bırakmalı ve “Ben haklıyım” düşüncesini aşmalısınız; kişisel algılamayın. Aynı zamanda anlaşmazlıkta farklı düşüncelerde olmayı da kabul edebilirsiniz. Sonunda her iki tarafı da tatmin eden bir anlaşmaya varıp ilerlemelisiniz.
5 Bereketli bir zihniyet benimseyin.

Erken aşamada partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Onlar da sizin gibi insandır; hata yapmaya meyillidir ve hoşunuza gitmeyen davranışları olabilir. Bu yüzden ilişkilerde çatışma olur. Ancak onların olumsuz yanlarına fazla odaklanmamalısınız. Çünkü bunların yanında sevdiğiniz özellikleri de vardır.
Dikkatinizi onların size kattığı şeylere, hissettirdiklerine ve en iyi niteliklerine yöneltin. Ayrıca, ne kadar uzun süredir birlikte olursanız olun partneriniz hakkında daha fazla şey öğrenmeye açık olun.
6 Buzları mizahla kırın.

Havada gülmekten daha fazla gerginliği azaltan bir şey yoktur ve tartışmalar sırasında da bu geçerlidir. Tabii ki, tartışmanın ortasında olanları işlemeye zaman ayırın. Sonra yavaş yavaş kahkahalarla bırakın.
Mesela diş macunu kapağını kapatmayı unuttuğunuz küçük bir sorun bile, partneriniz kapatmazsa hayaletin dişlerini fırçalayacağını söyleyerek şaka yapabilirsiniz. Saçma şeyler sizi güldürür, ruh halinizi yükseltir ve stresinizi hızla azaltır. Üstelik partnerinizle bağınızı güçlendirir.
7 Olumsuz kalıplarınızı gözlemleyin.

Genellikle ciddi olmayan alışkanlıklar geliştiririz. Ancak çevrenizdekiler farklı düşünebilir. Örneğin, sabah ilk alarmdan sonra biraz daha uyumak için erteleme tuşuna basarsınız. Ama partnerinizin uykusu bölünür ve huzurlu uykuya dönemeyebilir.
Bu durumda, böyle durumlarda nasıl davrandığınızı belirleyin. Sesinizi yükseltiyor musunuz yoksa konuşmayı reddediyor musunuz? Oradan kopun, onların endişesini dinleyin ve düzeltin. Olgunlaşın. Bu durumda, belki erteleme yapmamak ya da ikinizin üzerinde anlaştığı daha geç bir alarm saati ayarlamak iyi olabilir.
8 Affetmeyi uygulayın.

Bu ipucu zor olabilir çünkü kin tutmaya meyilliyiz (bunu söylemesek bile), çünkü tekrar incinmek istemeyiz. Basit bir “özür dilerim” demek bile gururumuzu kırmak anlamına gelir ve bunu yapmak genellikle rahatsızlık verir. İster siz partnerinizi incitin, ister o sizi incitsin, her iki taraf da kişiliklerine bağlı olarak zor durumdadır.
Ancak bu, her iki taraf için de kapanış sağlar ve ilerlemenize yardımcı olur. Eğer incinen sizseniz, affetmeden önce zaman ayırın. Çünkü bu, durumun ciddiyetine bağlıdır. Eğer inciten sizseniz, yaptıklarınız için kendinizi suçlamaktan kaçının ve incittiğiniz kişiye nefes alması ve başa çıkması için alan tanıyın.
İkiniz de daha iyi hissettiğinizde, küçük şeylerle başlayarak birbirinizle buluşun ve çalışın. Tatlı sabah selamları vermek, sevgi dolu öpücükler paylaşmak ya da sevdiği yemeği yapmak gibi olumlu aktivitelerle gerginliği azaltın.
9 Fiziksel temasa zaman ayırın.

Çok fazla oyunbazlığa başlamadan önce, bu ipucu sadece cinsellikle sınırlı değildir! Evet, kavga sonrası barışma sevişmesi, uzun süre küs kalındığında biriken cinsel arzuyu harekete geçirir. Ama herhangi bir çatışmayı, ne kadar ciddi olursa olsun, doğru iletişim olmadan sadece fiziksel yakınlıkla çözmek sağlıklı değildir.
Genellikle, siz ve partneriniz kızgın ve sinirliyken şefkat göstermek zordur. Aynı odada olmak bile boğucu olabilir ve biri bir süreliğine dışarı çıkar. Her şey yoluna girdiğinde, tekrar şefkat göstermeye içgüdülerinizi takip edin. Sevdiğimiz insanlarla fiziksel temas kurmak insan olmanın bir parçasıdır. Kamusal alanda el ele tutuşarak başlayabilir ve daha rahat hissettiğinizde partnerinizin kolunu omzunuza atmasını isteyebilirsiniz.
10 Partnerinizin kontrolcü davranışlarını gözlemleyin.

Çatışmalar sizi güvensiz veya kötü hissettirmek için değildir. Eğer partneriniz sürekli sizi suçluyor ve hayatınızı kontrol etmeye çalışıyorsa, bu büyük bir kırmızı bayraktır. Manipülasyon da devreye girer.
Onların sizle ilgili sorunları şunlar olabilir:
- Hobilerinize veya diğer sevdiklerinize zaman ayırmak yerine sadece onlarla vakit geçirmek istemek
- Eğitim/işi önceliklendirmek yerine sadece onları önceliklendirmek
- Keyifleri için sizi zorlamak
- Arkadaşlarınızı görmek için izin istemek (merhaba, siz benim ebeveynim değilsiniz)
- Karşı cinsle görüldüğünüzde hemen sizi aldatmakla suçlamak
Başka bir deyişle, dünyanızı bir tanrı gibi sadece onların etrafında dönmesini istiyorlar. Bu davranışa karşı kendinizi savunduğunuzda tepkilerini gözlemleyin. “Ben böyleyim”, “Güven sorunlarım var”, “Sadece senin için endişeleniyorum” gibi bahaneler sunsalar da sizi oyuncak gibi kontrol etmeye çalışmamalılar.
Bu tür bir ilişki istismarın döngüsüne yol açabilir ve bu, çözülebilir çatışmaların çok ötesindedir. Bu yüzden ilişkiyi mümkün olduğunca bitirmelisiniz. Eğer bunu yapamıyorsanız, aşağıdaki yasalarla profesyonel yardım alabilirsiniz.
AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Cinsel Saldırı Suçu TCK MADDE 102
İlgili okuma: Bilmeniz Gereken 5 İstismar İlişkisi Kırmızı Bayrağı
11 Terapiste gidin.

Bu bireysel ya da çift terapisi olabilir. Bireysel terapi, kişinin ilişkide neden böyle davrandığını ya da tepki verdiğini anlamasına yardımcı olur. Çift terapisi ise birlikte iletişim kurmak zorlaştığında veya ilişki sorunları çok ciddi olduğunda ideal bir seçenektir.
Genellikle terapistler, çevrenizi net görmenize ve farkındalık kazanmanıza yardımcı olur. İlişkinizdeki çatışmanın tam olarak ne olduğunu bulurlar ve yeni çatışma çözme becerileri ve doğru duygu yönetimi stratejileri öğrenmenizi sağlarlar. Özellikle olumsuz duygularla başa çıkmak için, böylece çatışma ortaya çıktığında birbirinize zarar vermezsiniz.
12 İlişkinizin uzun vadede değerli olup olmadığını yeniden düşünün.

Her çatışmayı ve onu düzeltmeye çalıştığınızda bir süre işe yaradığını, sonra tekrar gerginlik ve yeni anlaşmazlıklar çıktığını hayal edin. Eğer farklarınız çok büyükse ve onların uğruna sürekli fedakarlık yapıyormuş gibi hissediyorsanız, mevcut ilişkinizin sürdürülebilir olup olmadığını yeniden değerlendirmeniz gerekebilir. İlişkide aynı görüş ve hedefleri paylaşmak önemlidir; bu uyumluluk meselesidir.
İlişkiler gelir ve gider, ancak çatışmalar kalır. Eğer partneriniz her çatışmada sizdeki en kötü yanları ortaya çıkarıyorsa, ilişkiyi bitirmeyi düşünmelisiniz. Ancak bu, önceki ipuçlarını denediyseniz ve ilişkiyi kurtarmaya çalıştıysanız son çaredir.
Sonuç
İlişkilerde çatışma, sizin onları ne kadar kötü yaptığınıza bağlıdır. Ama aynı zamanda daha fazla dürüstlük ve açıklık akışına izin veren iyi bir şey de olabilir. İyi iletişim kurduğunuz, farklılıklarınıza saygı duyduğunuz ve konuşmak için açık bir ortam yarattığınız sürece çatışmalarınızı kısa sürede çözebilirsiniz. Ancak kötü ya da şiddetli alışkanlıklara düşmemek için her zaman dikkatli olun.
İlgili okuma: İlişkilerde 12 Yaygın Cinsel Sorun ve Nasıl Yönetilir
0 yorum